top of page

Eskici ve Oğulları – Orhan Kemal | Kitap Özeti, Konusu ve Ana Fikri

  • Yazarın fotoğrafı: Onur AK
    Onur AK
  • 3 Oca
  • 3 dakikada okunur

Eskici ve Oğulları kitap özeti – Orhan Kemal

🧳 Eskici ve Oğulları – Orhan Kemal | Kitap Özeti, Konusu ve Ana Fikri

Türk edebiyatının usta kalemi Orhan Kemal, Eskici ve Oğulları romanında, toplumun alt sınıflarında yaşayan insanların yoksulluk, umut ve çöküş üçgeninde verdiği hayat mücadelesini anlatır.Roman, sadece bir ailenin hikayesi değil; aynı zamanda emeğin, alın terinin ve değişen Türkiye’nin panoramasıdır.



📖 Kitap Özeti

Topal Eskici, Trablus’ta savaşırken sol bacağını kahpe bir İtalyan kurşununa verir. Gençliğinde kundura tamirciliği ve demircilik öğrenmiştir. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra bir süre eskicilik yapar. İşleri bir dönem oldukça iyi gider. Ancak zamanla kunduracılık üzerine yeni işler tasarlamaya başlar. Bunun üzerine Çukurova’nın zengin köylerinden birine göç eder. Eskicilikten bıkmıştır; artık demir aletlerin onarımıyla uğraşacaktır.

Başlangıçta işler yolunda gider. Fakat İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesiyle birlikte renk renk, çeşit çeşit traktörler ülkeye akmaya başlar. Memleket tarımı artık Amerikan makineleriyle yapılacaktır. Orta Çağ’dan kalma köhne demirci dükkânlarına ihtiyaç kalmaz. Bunun üzerine köyle ilişkisini keserek kente döner. Kent de değişmektedir: yeni apartmanlar, oteller, asfalt yollar… Topal, yeniden eskiciliğe başlar.

Bu sırada büyük oğlunun çalıştığı fabrikada işlerin durmasıyla aile daha da zor duruma düşer. Büyük oğlu, üç çocuğuyla birlikte işsiz kalmıştır. Geçinmek artık iyice güçleşir. Baba ve iki oğul eskici dükkânında çalışmaktadır; ancak bu dükkân dokuz boğazı doyuramaz. Babasının küfürlerinden ve “başının çaresine baksın” sözlerinden bıkan büyük oğul, tohumlu pamuk toplamaya gitmeye karar verir. Küçük oğul da bu karara katılır.

İki kardeş hayaller kurmaya başlar. Kışın, ağalarıyla birlikte kendi hesaplarına eskici dükkânını açmayı düşlerler. Hiç olmazsa başlarında sürekli bağırıp çağıran, pis pis küfreden babaları olmayacaktır. Akşamları güle oynaya çalışacaklar, dükkânda kapanıp kalmayacaklardır. Haftada bir iki gün kafalarına göre takılabilecek, diğer günlerde sinemaya, tiyatroya gidebileceklerdir.

Eskiciliğin artık yürümeyeceğini düşünen Topal ise işi ısmarlamacılığa ve toptancılığa çevirmeyi planlar. “Dükkânım var, makinem var, kalıplarım var; her şeyim tamam. Eksik olan sermaye mi?” diyerek, oğullarıyla birlikte pamuk toplamaya giderlerse gerekli sermayeyi sağlayabileceklerine inanır.

Bir sabah boyaları dökülmüş bir kamyon mahalleye gelir. Dokuz kişilik aile pamuk toplamak için yola çıkar. Sarı sıcak, sivrisinekler ve ağır çalışma koşulları herkesi yıpratır. Hepsi sıtmaya yakalanır. İlk şikâyet Topal’dan gelir: “Ne dedik de geldik buralara? Yazısı da yabanı da bataydı. Bizim harcımız mı bu?” Yoksulluk, hastalık ve ağır koşullar aileyi birbirine düşürür. Sonunda Topal, karısı ve kızıyla birlikte kente döner.

İki oğul, güçleri yettiğince çalışmaya devam eder. Ancak işin acemisi olduklarından yeterince pamuk toplayamazlar. Topladıkları pamuk, aldıkları avansın ancak yarısını karşılar. Şimdi ne yapacaklarını bilemezler. Şehre birkaç kuruşla dönüp tekerlekli bir dükkân açma hayalleri suya düşmüştür. Borçlarını nasıl ödeyeceklerini, bu işin içinden nasıl çıkacaklarını düşünürler.

Zamanla küçük oğul da günü gününe yaşamaya başlar. Sonunda küçük oğul, büyük oğul ve ailesi; hasta, bitkin, neredeyse ölüm döşeğinde kente dönerler. Topal’ın babalık duyguları kabarır. Varını yoğunu çocukları için harcar. Eskici dükkânını olduğu gibi devrederek borçlarını öderler. Artık elde avuçta bir şey kalmamıştır. Dokuz kişiyi doyuramayan eskici dükkânı da elden çıkmıştır.



📖 Romanın Konusu

Orhan Kemal, bu romanında topal bir eskiciyle iki oğlunun umut dolu yaşam mücadelesine odaklanır.Eskici, savaşta bir bacağını kaybetmiştir. Geçimini sağlayabilmek için önce demircilik, sonra eskicilik yapar.Bir dönem işleri iyi giderken, modern tarım araçlarının (traktörlerin) köylere girmesiyle işleri bozulur.Yeniden kentte şansını denemek ister, ancak şehir artık değişmiştir: yeni apartmanlar, oteller ve yoksullaşan insanlar.

Eskici, oğullarıyla birlikte geçim derdine düşer.Pamuk tarlalarında çalışarak biraz sermaye biriktirmeyi umarlar.Ama bu umut, sıtma, yoksulluk ve umutsuzluk içinde tükenir.Sonunda eskici, hem işini hem ailesini hem de umudunu kaybeder.Roman, “El elde, baş başta kalmak” cümlesiyle simgeleşen bir çöküş hikayesidir.



🧠 Ana Fikir ve Temalar

“İnsan, emek verdiği kadar insandır. Ama bazen emek bile kaderi değiştirmeye yetmez.”

Roman, yoksulluk, değişen sosyal yapı, aile içi kopuş ve çaresizlik temalarını işler.Orhan Kemal, her satırda toplumsal gerçekliği gözler önüne sererken, küçük insanların büyük hayallerini anlatır.Eserin ana fikri:Hiçbir zenginlik kalıcı değildir; bugün sahip olduklarımız yarın elimizden gidebilir.



👥 Karakter Analizleri

  • Topal Eskici: Paragöz, hırslı ama çaresiz bir baba figürüdür. Hayatın acımasız yüzüyle erken tanışmıştır.

  • Büyük Oğul: Çalışkan ama babasının baskısından bunalmış biridir. Ailesine karşı mesafelidir.

  • Küçük Oğul: Hayalperesttir, babasından uzaklaşarak özgürlüğün peşine düşer.

  • Topal’ın Damadı: Namuslu, işine bağlı bir işçidir. Aileye gerçekçiliği temsil eder.

Orhan Kemal, bu karakterler aracılığıyla aile bağlarının çözülüşünü, emeğin değer kaybını ve sistemin adaletsizliğini eleştirir.



💬 Yazar Hakkında

Orhan Kemal, toplumcu gerçekçi edebiyatın en güçlü isimlerinden biridir.Eserlerinde sıradan insanların yaşam mücadelesini anlatır.Gurbet Kuşları, Bereketli Topraklar Üzerinde ve Murtaza gibi romanlarında olduğu gibi, “Eskici ve Oğulları” da onun insana duyduğu derin merhametin bir yansımasıdır.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

© 2025 by EODWeb Systems. 

 
  • White Facebook Icon
bottom of page