Kitaptaki Soru Metni ve Verilenler
h) Enerji gereksinimi olmayan taşıma çeşitleridir. Yapılandırılmış Grid Puanlama Anahtarı Puan = (C1/C2) - (C3/C4) C1: Doğru seçilen kutucuk sayısı C2: Toplam doğru kutucuk sayısı C3: Yanlış seçilen kutucuk sayısı C4: Toplam yanlış kutucuk sayısı Difüzyon ve ozmoz süreçlerinde maddelerin özellikle de suyun, derişim far kına bağlı olarak ve enerji harcanmadan hareket ettiği bilinmektedir. Hücre zarının seçici geçirgen yapısı, küçük moleküllerin bu şekilde yer değiştirme sine olanak tanır ve hücre içi dengenin korunmasında önemli rol oynar. Gün lük yaşamda bu süreçlerin etkileri açıkça gözlemlenebilir. Örneğin ortama bırakılan kolonya ya da parfüm kokusunun kısa sürede çevreye yayılması ve sıcak suya bırakılan tek kullanımlık poşet çayın renginin zamanla tüm bardağa dağılması (Görsel 2.24), maddelerin derişimin yüksek ol duğu bölgeden daha düşük oldu ğu bölgeye doğru hareket ettiğini gösterir. Bu tür gözlemler, difüzyon sürecinin somut örnekleri olarak değerlendirilebilir. Salataya tuz dö küldüğünde sebzelerin yüzeyinde tuzlu bir yapı oluşur. Tuz hipertonik bir ortam oluşturur. Bu nedenle su, hi potonik ortamdan (hücre içinden) hipertonik ortama (hücre dışına) doğru ozmoz yoluyla hareket eder. Görsel 2.24 Poşet çayın demlenmesi Yönerge: Aşağıdaki metinden ve önceki öğrenmelerinizden faydalanarak ve rilen soruları yanıtlayınız. Maddelerin bir ortamda kendiliğinden hareket etmesi, günlük yaşamda sıkça gözlemlenen bir durumdur. Parfüm kokusunun odanın her tarafına dağılması gibi örnekler, maddelerin derişim farkına bağlı olarak hareket ettiğini gös termektedir. Bu tür olaylar, difüzyon ve ozmoz süreçlerinin günlük yaşamla ilişkilendirilmesini sağlar. • Maddelerin bir ortamda yayılmasının temel sebebi nedir? • Parfüm kokusunun odanın her tarafına dağılması hangi süreç ile açıkla nır? • Salataya dökülen tuzun sebzeler üzerindeki etkisi nasıl açıklanabilir? • Difüzyon ve ozmoz süreçleri arasında nasıl bir ilişki vardır? 2.3. KÜÇÜK MOLEKÜLLERİN HÜCRE ZARINDAN PASİF GEÇİŞİ Konuya Başlarken
Ayrıntılı Adım Adım Çözüm
Kış uykusuna yatan canlılar enerji ihtiyaçlarını vücutlarında depoladıkları yağ dokusundan (trigliserit) hücresel solunumla karşılarlar.
Yağların oksijenli solunumla yıkımı diğer besinlere kıyasla en yüksek düzeyde ATP enerjisi ve bol miktarda metabolik su açığa çıkarır.