Kitaptaki Soru Metni ve Verilenler
2. Tema 2.2. HÜCRE ZARINDAN MADDE GEÇİŞLERİ Konuya Başlarken Yönerge: Aşağıdaki metin ve görselden yararlanarak soruyu cevaplayınız. Hücre Zarı ve Madde Geçişleri Hücre zarı; hücreyi çevreleyen, koruyan, hücreye yapısal destek sağlayan ve hüc re içindeki maddelerin dengesini sağlayan temel hücre bileşenidir. Çift katlı lipit tabakasından oluşan hücre zarı, suyu sevmeyen özelliklerinden dolayı mad delerin geçişine önemli sınırlandırma lar getirir. Genel olarak küçük, yüksüz molekül ler ile yağ yapılı ya da yağda çözünen maddeler zardan kolaylıkla geçer fa kat büyük, yüklü veya suda çözünen maddelerin zardan geçişi için yardım cı yapılara ihtiyaç vardır. Bu yapılar za rın içine konumlanan, iç ve dış yüzeyi ile temas hâlinde olan taşıma ve kanal proteinleridir (Görsel 2.16). Görsel 2.16 Hücre zarında bulunan kanal proteini Hücre zarı Fosfolipitler Kanal proteini Günlük hayatta çevredeki pek çok sistemin düzenli işleyebilmesi için belirli kont rol mekanizmalarına ihtiyaç duyulur. Örneğin büyük bir binanın giriş ve çıkış ka pılarında görev yapan güvenlik görevlisi, binaya kimlerin girip çıkacağını denet leyerek düzeni ve güvenliği sağlar. Benzer şekilde trafik ışıkları ve trafik polisleri araç ların rastgele hareket etmesini engeller; trafik akışının kontrollü, dengeli ve güvenli biçimde sürdürülmesine yardımcı olur. Hücrelerde de buna benzer bir kontrol sistemi bulunur. Canlılığın en temel birimi olan hücreyi dış ortamdan ayıran hücre zarı, hücreye hangi maddelerin gireceğini ve hücreden hangi maddelerin çıkacağını düzenleyen seçici bir sınır görevi üstlenir. Hücre zarı hücre için gerekli olan bazı be sin maddelerinin, su ve oksijenin geçişine izin verir fakat zararlı, gereksiz ya da hüc reye uygun olmayan maddelerin geçişini sınırlandırır. Bu sayede hücre iç ortamının dengesibaşka bir deyişle homeostazi, korunur. • Hücre zarının seçici geçirgenliğini bir cümle ile tanımlayınız. Görsel 2.15 Site girişi
Ayrıntılı Adım Adım Çözüm
Kış uykusuna yatan canlılar enerji ihtiyaçlarını vücutlarında depoladıkları yağ dokusundan (trigliserit) hücresel solunumla karşılarlar.
Yağların oksijenli solunumla yıkımı diğer besinlere kıyasla en yüksek düzeyde ATP enerjisi ve bol miktarda metabolik su açığa çıkarır.