Kitaptaki Soru Metni ve Verilenler
1. Tema / Tepki 1.11.1. Bağışıklık İnsan vücudu; her gün çevresinde bulunan hastalık yapıcı virüs, bakteri, mantar, omurgasız parazit gibi pek çok hastalık etkenine sürekli maruz kalır. Bu etkenlerin insan vücuduna girerek çoğalmalarına enfeksiyon denir. Sağlıklı bir vücut, patojen adı verilen hastalık etkenleriyle ve yabancı maddelerle bağışıklık sistemi sayesinde etkili bir savunma oluşturarak vücudun korunmasını sağlar. Bağışıklık tepkisi, vücuda giren yabancı molekülleri kendi hücrelerinden ayırt etme (tanıma), savunma hücrelerinin bu yabancı moleküllere doğru harekete geçirilmesi (aktivasyon) ve daha sonra savunma hücrelerinin patojenleri yok etmesi (tepki) olmak üzere üç aşamadan oluşur. Bağışıklık tepkisini oluşturan organ ve yapılara bağışıklık sistemi (immün sistem) denir. Bu sistemi araştıran bilim dalına ise bağışıklık bilimi (immünoloji) adı verilir. Bağışıklık sistemi lenf sistemi başta olmak üzere vücuttaki diğer sistemlerle birlikte çalışır. Bu sistemde görev alan yapı ve organlar dalak, kemik iliği, timüs, lenf düğümleri ve karaciğerdir. Vücudun bağışıklık kazanmasında antikorlar ve akyuvar çeşitleri etkilidir. Vücuda girdiğinde antikor oluşumuna neden olan her türlü yabancı maddeye antijen, antijenlere karşı üretilen özgül savunma proteinlerine antikor denir. Örneğin bakterilerin ve virüslerin yüzeyindeki proteinler birer antijendir. Ayrıca bakterilerin salgıladığı toksinler, tozlar, polenler, küfler ve nakledilmiş dokular da antijen içerir. Her antikor belirli bir antijenle birleşerek onu etkisiz hâle getirir. İnsanlar “doğal bağışıklık” ve “kazanılmış bağışıklık” olmak üzere iki tür bağışıklığa sahiptir. Bağışıklık sisteminin çeşitleri Şema 1.11.1’de gösterilmiştir. 11.1.1.a) Doğal Bağışıklık Canlının herhangi bir hastalık etkenine karşı doğuştan sahip olduğu dirence doğal bağışıklık denir. Doğal bağışıklık vücut dışında deri, mukoza zarları ve salgılar; vücut içinde ise akyuvarlar, antimikrobiyal proteinler ve yangısal tepki (iltihaplanma) ile sağlanır. Vücuda girmeye çalışan patojenler ilk olarak dış savunma sistemi ile durdurulur veya filtre edilir. Deri, patojenlerin vücuda girişini engelleyen fiziksel bir bariyer görevi görür. Ayrıca salgıladığı ter ve yağ ile ortamın pH değerini düşürerek mikroorganiz- maların yerleşmesini ve üremesini zorlaştırır. Ağız yoluyla alınan patojenler, midede bulunan asit ve sindirim enzimleriyle etkisiz hâle getirilir. Sindirim, solunum, boşaltım ve üreme yollarının iç yüzeyini örten mukoza zarlarından patojenleri yakalayıp tutan mukus üretilir. Solunum yoluyla alınan patojenler burun içindeki kıllara veya solunum kanalındaki mukusa takılarak vücuttan atı- lır. Gözyaşı, tükürük ve mukus salgılarında bulunan lizozim enzimi ise birçok mikroorganizmayı parçalayarak bunların vücuda girişini önler. Patojenler, vücut dışında bulunan savunma engellerini aşıp vücut içine gir- diğinde akyuvarlar ve savunma proteinleri devreye girer. Bu iç savunma sisteminde fagositik hücrelerle doğal katil hücreler gibi akyuvarlar bulunur. Vücut içine giren mikroorganizmalar fagositik hücreler tarafından (nötrofil ve Şema 1.11.1 Bağışıklığın sınıflandırılması BAĞIŞIKLIK Doğal Bağışıklık Aktif Bağışıklık Deri, zarlar, salgılar, fagositik hücreler, doğal katil hücreler, antimikrobiyal proteinler, yangısal tepki, kompleman sistem proteinleri, ateşin yükselmesi Hastalığın geçirilmesi Aşılama Serum Pasif Bağışıklık Kazanılmış Bağışıklık Plasenta, anne sütü Bilgi Kutusu Fagositik hücreler patojeni tanır, içine alır (fagositoz yapar) ve parçalar.