Kitaptaki Soru Metni ve Verilenler
2. Tema / Homeostazi lıdır. Bu koordinasyon sinirsel ve hormonal yollarla sağlanır ve bozulduğunda ciddi hastalıklar meydana gelebilir. Homeostazinin sağlanmasında sistemlerin eş güdümlü nasıl çalıştığı ve bu eş güdümlü çalışmanın önemi, termoregülasyon ve kan basıncının dengelenmesi üzerinden örneklendirilebilir. Termoregülasyon Vücut sıcaklığının belirli bir aralıkta tutulmasıdır. Termoregülasyon için sinir siste- mi, dolaşım sistemi, kas sistemi, endokrin sistem ve deri görev alır. Soğuk ortamda deride bulunan termoreseptörler soğuğu algılar. Bu durumda hi- potalamus uyarılır. Hipotalamus hipofiz bezini uyarır. Hipofiz bezinden salgılanan TSH, tiroid bezinden tiroksin salgılanmasını sağlar. Tiroksin hormonu metaboliz- mayı hızlandırarak ısı üretimini artırır. Aynı zamanda kaslar titremeye başlar ve bu titreme hareketi ısı üretimini sağlar. Kan damarları daralır ve deriden ısı kaybı azalır. Sıcak ortamda ise deride bulunan ter bezleri aktifleşir ve terleme ile ısı kaybı oluşur. Damarlar genişler ve deri yoluyla ısı kaybı artar. Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde görev alan sistemlerin eş güdümünün bo- zulması durumunda vücut sıcaklığı düşer (hipotermi) ya da yükselir (hipertermi). Hipotermi: Uzun süre soğuk havaya maruz kalmak, ıslak kıyafetlerle kalmak, suda uzun süre kalmak gibi durumlarda vücut sıcaklığının 35 oC’un altına düş- mesi durumudur. Özellikle titreme, konsantrasyon bozukluğu, uyuşukluk, bayıl- ma, denge kaybı, kas koordinasyonunda bozulma, kalp atış hızının yavaşlaması, solunum hızının yavaşlaması ve bilinç kaybı hipoterminin belirtileri arasındadır. Hipotermi, tedavi edilmezse ciddi bir sağlık sorununa ve hatta yaşam riskine sebebiyet verebilir. Vücudun özellikle parmak uçları, ayak uçları, burun, kulak gibi bölgelerinde donma meydana gelebilir. Donan dokular- da geri dönüşü olmayan hasarlar oluşabilir ve doku ölümü gerçekleşebilir (Görsel 2.9.4). Hipotermi kalp ritminde düzensizliklere ve kalp durmasına da neden olabilir. Vücut sıcaklığının düşmesiyle solunum kaslarının ça- lışması yavaşlar ve solunum yetmezliği de ortaya çıkabilir. Hipotermi durumunda yapılacak ilk yardım çok önemlidir. Hipotermi şüp- hesi olan bir kişiyi ılık bir ortama almak, kişinin varsa ıslak kıyafetlerini çı- karmak ve onu kuru, sıcak örtülerle sarmak çok önemlidir. Vücut sıcaklı- ğını yükseltmek için hastaya ılık içecekler de verilebilir ancak bilinç kaybı yaşayan veya nefes alma güçlüğü çeken bir kişiye kesinlikle yiyecek ve içecek verilmemelidir. Bu nedenle hipotermi belirtileri gösteren bir kişinin hemen en yakın sağlık kuruluşuna götürülmesi gerekir. Hipertermi: Vücut sıcaklığının normalin üzerine çıkması ve vücudun bu durumu düzenleyememesidir. Hipoterminin tam tersi olan hipertermi genellikle yüksek sıcaklıklara maruz kalma veya aşırı fiziksel aktivite so- nucu ortaya çıkar. Özellikle yüksek ortam sıcaklığı, fiziksel aktivite, vü- cudun aşırı su kaybetmesi, bebek ve yaşlılardaki metabolik bozukluklar, vücudun metabolizma hızını düzenleme mekanizmalarının zayıf olması nedeniyle görülür. Yüksek vücut sıcaklığı, terleme, baş ağrısı, hâlsizlik, bitkinlik, baş dönmesi, bulantı, kusma, hızlı kalp atışı, hızlı nefes alma, kas krampları, kafa karışıklığı, bilinç bulanıklığı ve hâlsizlik hiperterminin belirtileri arasındadır. Güneş ışınlarının neden olduğu aşırı ısınma da hipertermiye neden ola- bilir. Güneşin şiddetli ısı etkisine maruz kalan insanlarda güneş çarp- ması, deri yanıkları, güneş lekeleri, ani şuur kaybı, felç, kalp krizi, deri kanseri ve ölüm gerçekleşebilir (Görsel 2.9.5). Görsel 2.9.4 Hipotermi geçiren bir hastanın ellerinde gerçekleşen doku hasarı Görsel 2.9.5: Güneş ışınlarına maruz kalan deride oluşan yanıklar